Üye girişi  
Eskişehir
www.

 
 
Anasayfa
İletişim 
Apart ve Yurtlar
Arkadaş
Chat / Sohbet YENİ
Emlak Merkezi
Etkinlik Gündemi (konser, parti, sergi,...)
Fıkra
FİRMA REHBERİ
Forum
Foto Galeri
Gazete ve Haber Linkleri
Gruplar
Haber
Otomobil - Otocenter
Oyun oyna YENİ
RADYO - TV İZLE YENİ
Seri İlanlar
Sinema
Şiir
Tiyatro & Senfoni
emlak sitesi  
 Sitede Ara  
 
  Bilim-Teknoloji    Ekoloji    Ekonomi    Eğitim    Güncel    Kültür-Sanat    Magazin    Otomobil-Motorsiklet    Polis    Politika    Sağlık    Spor    Yaşam   
 
Bir şiir ve bir aşk hikâyesi..
Bir şiir ve bir aşk hikâyesi..
27.5.2016 

Bir şiir ve bir aşk hikâyesi..

Üniversiteli delikanlı kolejli kıza, bir voleybol maçında rastladı. Okul salonundaydı maç. Tribünsüz, minik bir salon.. Seyircilerle, oyuncular arasında, sahanın çizgisi vardı sadece.. O kadar yakındılar..
Delikanlı, bu tatlı, bu güzel, bu dünyalar şirini kızı ilk defa görüyordu takımda.. Hoşlandığını, fena halde hoşlandığını hissetti. Az sonra bir şeyi daha hissetti. Uzun bir zamandan beri maçı değil, o güzel kızı izlediğini..
Kız servis atarken hemen önünden geçti. Göz göze geldiler..
Kız gülümsedi.. Delikanlı, çok popülerdi o yıllar. Kız onu tanımış olmalıydı. Kim bilir, belki kız da ondan hoşlanmıştı..
Belki de, delikanlı öyle olmasını istediği için, ona öyle gelmişti.
Set değişip, takım karşıya gidince, delikanlı da yerini değiştirdi, o da karşıya gitti.. Üçüncü sette, tekrar eski yerine döndü.. Kız da gidiş gelişleri fark etmişti galiba.. Bir defa daha gülümsedi. Manidar.. "Anladım" der gibi bir gülümseyişti bu.
Delikanlı o hafta boyu hep bu dünyalar şirini kızı düşündü.. Pazar günü, sabahın köründe kalktı, erkenden oynanacak maçı, ne maçı canım, o dünyalar şirini kızı görmek için..
Delikanlı artık kızın hiçbir maçını kaçırmıyordu.. Dahası.. Ankara Koleji'nin her dağılış saatinde, okulun civarında oluyordu, onu bir kez daha görmek için.. Karşılaştıklarında, hafif çok hafif bir gülümseme, çok minik bir baş eğmesi ile selamlaşır olmuşlardı..
Bir defasında, yaptığına sonra kendisi de günlerce güldü.. O gün gene tesadüfmüş gibi, okul dağılımı kızın karşısına çıkmış, gülümseyerek selamlamış, sonra arka sokaklara dalıp, yıldırım gibi koşarak, bir blok ötede gene karşısına çıkmıştı.. Kız bu defa, iyice gülmüştü.. Karşısında, sözüm ona ağır ağır yürüyen, ama nefes nefese delikanlıyı görünce..
Delikanlı, voleybol takımının kaptanını iyi tanıyordu. Arkadaştılar. Sonunda bütün cesaretini topladı, kaptana açıldı.. O kızdan fena halde hoşlanıyordu. Galiba kız da ona karşı boş değildi. Bir yerde, bir şekilde tanışmaları gerekiyordu.. O zamanlar, bu işler böyle oluyordu çünkü.. Kaptan "Tabii" dedi.. "Bu hafta sonu güzel bir konser var. Biz onunla gitmeye karar vermiştik zaten. Sen de gel. Hem konseri birlikte izleriz, hem de, tanışırsınız.."
"Mutluluk işte bu olmalı" diye düşündü delikanlı.. "Mutluluk işte bu.."
Ve konser gününe kadar geceleri hiç uyuyamadı..
Konser günü de hiç ama hiç unutmadı.. O ne heyecandı öyle..
Konserin verildiği sinemanın kapısında tanıştılar.. El sıkıştılar.. O güzel ele dokunduğu anı da hiç unutmadı delikanlı.. Kaptan, salona girdiklerinde, ustaca bir manevra daha yaptı. Delikanlı ile dünyalar şirini kız, yan yana düştüler.
İnanamıyordu delikanlı.. Onunla nihayet yan yana oturduğuna, onun sıcaklığını hissettiğine, onun nefesini duyduğuna inanamıyordu.. Biraz önce, tanışırken tuttu el, bir karış ötesinde öylesine duruyor, delikanlı, sahnede dünyanın en romantik şarkısı söylenirken. O an dünyanın bütün şarkıları, dünyanın en romantik şarkısıydı yao eli tutmak için öylesine büyük bir arzı duyuyordu ki içinde.. Ama uzatamıyordu işte elini.. her şey böyle iyi giderken, yanlış bir hareketle, onu ürkütebileceğinden, incitebileceğinden öylesine korkuyordu ki..
Sonunda dayanamadı, sanki kolu uyuşmuş gibi, uzandı.. Kolunu kızın koltuğunun arkasına koydu.. Kızın omzuna değil.. Koltuğunun üzerine.. Sonra kız arkaya yaslandı.. Birkaç saç teli, delikanlının elinin üzerine dokundu..
Kalbi yerinden fırlayacak gibi atıyordu artık genç adamın.. Dünyalar şirini kızın saçları eline dokunuyordu çünkü..
Konserden çıkarken, kız, şakalaştı..
"Sizi her maçımızda görüyoruz. Alıştık nerdeyse.. Yarın Adana'da maçımız var.. Gözlerimiz sizi arayacak.."
Hayır, aramayacaktı.. Delikanlı o anda kararını vermişti çünkü... Cebinde onu otobüsle Adana'ya götürüp getirecek, hatta öğle yemeğinde bir de Adana kebap yedirecek kadar para vardı..
Gece yarısı kalkan otobüse bindi.. Sabah erkenden Adana'ya indi. Maç saatine kadar başıboş dolaştı. Salona erkende girdi, en ön sıraya tam servis köşesine en yakın yere oturdu..
Takımlar sahaya çıkarken, salondaki en heyecanlı seyirci oydu. Maç falan değildi sebep tabii.. İlk sette kız farkında bile değildi onun.. Nerden olsundu ki.. İkinci sette öbür tarafa gittiler.. Döndüklerinde, üçüncü sette kız fark etti delikanlıyı.. Yüzünde çok ama çok şaşkın bir ifade, biraz mutluluk, biraz da gurur vardı sanki.. Ankara'nın hele Kolej'de çok popüler bu delikanlısının onun için ta oralara geldiğini bilmenin gururu..
Maç bitti. Kız soyunma odasına, delikanlı garajlara gitti. Tek kelime konuşmadan.. konuşmaya gelmemişti ki.. "Kız keşke orda olsaydın" demişti. O da olmuştu işte.. Hepsi o..
Ona o kadar çok şey söylemek istiyordu ki aslında..
Bir gün üniversite kantininde gazete okurken, iç sayfalarda bir şiire rastladı. Daha doğrusu bir şiirden alınmış, bir parça dörtlüğe..
Söylemek istediği her şey bu dört satırda vardı sanki..
Bembeyaz bir karta yazdı o dört satırı.. Öğleden sonrayı zor etti, Kolej'in önüne gitmek için.. Kızın karşıdan geldiğini gördü. Koşarak yanına gitti. "Bu sana" diye kartı eline tutuşturdu ve kayboldu ortadan.. Kız, Necip Fazıl'ın dört satırını okurken..
"Ne hasta beklerdi sabahı
Ve ne geç ölüyü mezar
Ne de şeytan bir günahı
Seni beklediğim kadar!.."
Ertesi gün öğleden sonra, tarif edilemez heyecanlar içinde Kolej'in önündeydi gene..
Kız karşıdan geliyordu.. Bu defa yanında arkadaşları yoktu. Yalnızdı.. Yaklaştığında işaret etti delikanlıya..
Gözlerine inanamadı genç adam.. Onu yanına mı çağırıyordu yoksa..
Evet, çağırıyordu işte..
Kalbinin duracağını sandı, yaklaşırken..
"Sana bir şeyler söylemek istiyorum" dedi kız.. O da heyecanlıydı, belli. "Bak iyi dinle.. Dünkü satırlar için çok teşekkürler.. Herhalde hissettin, ben de senden hoşlanıyorum. Ama senden evvel tanıdığım birisi daha var. Ondan da hoşlanıyorum ve henüz karar veremedim, hanginizden daha çok hoşlandığıma.. Ve de şu anda, onu terk etmem için bir sebep yok."
"O zaman karar verdiğinde ve de eğer seçtiğin ben olursam, hayatında başka kimse olmazsa, ara beni" dedi, delikanlı.. İkiletmeden..
Ayrıldı kızın yanından.. bir daha voleybol maçına gitmeden, bir daha voleybol maçına gitmeden, bir daha okul yolunda önüne çıkmadan.. Bir daha onu hiç görmeden.. Yıllarca sonra Levent'in söyleyeceği şarkıdaki Sezen'in sözlerini, o, o zamanlar biliyordu sanki. Aşk onurlu olmalıydı..
Günlerce, haftalarca, aylarca bekledi.. Tıpkı, kıza verdiği o dörtlükteki gibi bekledi.. Hastanın sabahı, şeytanın günahı beklediği gibi bekledi.. Heyecanla bekledi. Hırsla, arzuyla bekledi. Umutla, umutsuzlukla, bekledi. Bazen öfkeyle bekledi.. Ama bekledi.. Başka hiç kimseye bakmadan, başka hiç kimseyi bulmadan bekledi.
Bir gün bir şiir antolojisinde şiirin tamamını buldu.. İki dörtlüktü şiir.. İlki kıza verdiği.. Bir ikinci dörtlük daha vardı o kadar..
O dörtlüğü de bir kartın arkasına dikkatle yazdı.. Cebine koydu..
Bekleyiş sürüyor, sürüyordu.. Okullar kapandı, açıldı.. Aylar, aylar geçti.. Bir gün delikanlı kızı aniden karşısında gördü..
"Günlerdir seni arıyorum" dedi.. "Günlerdir seni arıyorum.. İşte sana haber.. Artık hayatımda hiç kimse yok!.."
"Yaa" dedi delikanlı.. "Yaa" dedi sadece.. Kalbi heyecandan ölesiye çarparken, aylardır ölesiye beklediği an gelip çatmışken, ağzından sadece bu ses çıkmıştı.. "Yaaa!.."
Cebinde artık iyice eskimiş kartı uzattı kıza..
"Sana bir şiirin ilk dörtlüğünü vermiştim ya bir gün" dedi.. "Bu da sonu onun.."
sonra yürüdü gitti, arkasına bakmadan.. Kız ikinci dörtlüğü, oracıkta okurken..
"Geçti, istemem gelmeni
Yokluğunda buldum seni.
Bırak vehmimde gölgeni
Gelme artık neye yarar!.."

Aradan yıllar, çok ama çok uzun yıllar geçti. Delikanlı bugün hdüşünüyor.. O uzun, çok uzun bekleyiş mi öldürmüştü aşkını!..
Ya da beklerken, ölesiye beklerken hayalinde öylesine bir sevgili yaratmıştı ki, artık yaşayan hiç kimse bu hayali dolduramazdı.. O sevgilinin kendisi bile.. Hayalindekini canlı tutmak için mi, canlısını silmişti yani?..
Ya da.. Ya da.. Bir şiirin romantizmine mi kapılmış, bir delikanlılık jesti uğruna, mutluluğunun üzerinden öylece yürüyüp geçmişti, acaba?
Delikanlı bu soruların yanıtını bugün hala bilmiyor..
Bilmediğini de en iyi ben biliyorum.
Çünkü, delikanlı, bendim!.. (Hıncal Uluç)

 
(25 Kasım 1995'te yayınlandı)



8252 defa okundu 

Bu habere yorumlar







 
 
En Çok Okunanlar



Hüseyin GÜVEN

Diğer Yazıları
TÜRK MİLLETİ NOEL BABANIN DEĞİL, DEDE KORKUT’UN TORUNLARIDIR...
31 Aralık 2017 Pazar
…ve AŞK
20 Kasım 2017 Pazartesi
TÜRKİYE’DE VEKİL OLMAK…
7 Eylül 2017 Perşembe
Zehra’nın Cahit’i...
28 Ağustos 2017 Pazartesi
[ ... KENDİNİ ANLAYACAK BİRİNE İHTİYACI VAR ]
28 Ağustos 2017 Pazartesi
İLÇELERDE KÖYLERDE BİR B/AŞKADIR RAMAZAN, B/AŞKADIR BAYRAM...
25 Haziran 2017 Pazar
SİYASET SOFRALARI…
24 Haziran 2017 Cumartesi
GÜN SAZAK... GÜN BATTI DİYENLER YANILIYOR...
27 Mayıs 2017 Cumartesi
SEKEL TÜRKLERİ...
23 Mayıs 2017 Salı
BİLGENİN SEVİYESİ...
20 Mayıs 2017 Cumartesi
HEPİMİZ ENGELLİYİZ, YA SİZ?
13 Mayıs 2017 Cumartesi
SÖZÜMÜZ YUNUS, ÖZÜMÜZ YUNUS OLMALI…
6 Mayıs 2017 Cumartesi
HAKİKİ SURVİVOR TÜRKİYE’DE YAŞANIYOR…
1 Mayıs 2017 Pazartesi
NEDEN EVET? NEDEN HAYIR?
15 Nisan 2017 Cumartesi
Dünya bir ’AYNA’ gibidir... (Siz de ’O’na değer verin...)
10 Ocak 2017 Salı
BİR KUR’AN MUCİZESİ ’ARI’NIN GENETİK KODU...
30 Aralık 2016 Cuma
‘MANAV’ DENİNCE...
29 Aralık 2016 Perşembe
Dört Kelebek ve Ateş...
29 Eylül 2016 Perşembe
BU B/AŞKA BİR LİSAN AZİZİM, BİZ SÜKUT LEHÇESİ DİYORUZ...
26 Eylül 2016 Pazartesi
İnsan Sevdiğine Götürdüğünü Sayar mı?
9 Eylül 2016 Cuma
KÜTAHYA’NIN PINARLARI (DELİ DÜVE)
4 Eylül 2016 Pazar
BİR EFSANEDİR SELAMİ VARDAR…
24 Ağustos 2016 Çarşamba
BİR ŞEY ANCAK DEĞERİNİ BİLENİN YANINDA KIYMETLİDİR...
22 Temmuz 2016 Cuma
Bir şiir ve bir aşk hikâyesi..
27 Mayıs 2016 Cuma
FACEBOOK VE TWİTTER’E ERİŞİM KISITI…
23 Mart 2016 Çarşamba
BIRAKIN AY’I ÇANAKKALE’YE AYAK BASIN…/
18 Mart 2016 Cuma
AZRAİL İLE YOLCULUK...
30 Aralık 2015 Çarşamba
BİR KERE YÜKSELEN BAYRAK BİR DAHA İNMEZ...
11 Kasım 2015 Çarşamba
Allah cc aşkına "TÜRK MİLLETİ" ile dalga geçmeyin...
8 Ekim 2015 Perşembe
MÜLTECİLER CADDE VE SOKALARDA ÖLÜM - KALIM MÜCADELESİ VERİYOR...
4 Ekim 2015 Pazar
TÜRK DAYANIŞMA KONSEYİ’NDEN TÜRK VE DÜNYA KAMUOYUNA DUYURULUR
6 Haziran 2015 Cumartesi
CAN AZERBAYCAN VE ATA TOĞRAĞI LAÇİN…(VUSALE NOVRUZLU)
17 Mayıs 2015 Pazar
DÜNYA BÜYÜK BİR BAL DAMLASIDIR...
22 Mart 2015 Pazar
Allah (cc) aşkına dürüst olalım...
27 Ocak 2015 Salı
MHP TEPEBAŞI’NDA İSA SAĞSÖZ’ÜN ADAYLIĞI DENGELERİ ALT ÜST ETTİ.
1 Ocak 2015 Perşembe
O VAV HER ZAMAN YAZILMAZ!
5 Aralık 2014 Cuma
BAŞARININ ANAHTARI KISACA "K.A.S." DIR!...
9 Kasım 2014 Pazar
Onlar Bu Dilden Anlar !..
11 Ekim 2014 Cumartesi
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.../ 30 AĞUSTOS ZAFERİ...
30 Ağustos 2014 Cumartesi
HER KAHVE AYNI TADI TAŞIMAZ…
22 Ağustos 2014 Cuma
MİHALIÇÇIKTA RAMAZANLAR VE FITRATIN BAYRAMI…
28 Temmuz 2014 Pazartesi
GÜL BAHÇESİ...
20 Temmuz 2014 Pazar
“Vav” mı kalmak istersin, “Elif” olmak mı?
3 Mayıs 2014 Cumartesi
UMUT HER ZAMAN VARDIR…
16 Şubat 2014 Pazar
“VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN…”
31 Aralık 2013 Salı
"eyvallah Allah’tandır..."
22 Aralık 2013 Pazar
ÜLKEMİZ İÇİN ENGELLERİ KALDIRALIM…
4 Aralık 2013 Çarşamba
HAVUÇ, YUMURTA, KAHVE. SİZ HANGİSİSİNİZ?
21 Eylül 2013 Cumartesi
BIRAKIN AY’I ÇANAKKALE’YE AYAK BASIN…/
28 Temmuz 2013 Pazar
VALİ KADİR KOÇDEMİR, UNESCO VE GÜRLEYİK..!
15 Mart 2013 Cuma
GÜRLEYİK’Lİ ÜNİVERSİTELİLER İLE KAHVALTI NOTLARIM (1)
15 Şubat 2013 Cuma
"SAKLIKENT MİHALIÇÇIK VE TARİHÇESİ..." (2)
11 Şubat 2013 Pazartesi
“BU EŞSİZ İLÇE, HANGİ İLDEDİR SİZCE?” (SAKLIKENT) (1)
10 Şubat 2013 Pazar
Azrail’in Güzelliği (gerçek bir hatıra...)
17 Ocak 2013 Perşembe
ESKİŞEHİR OSB, ÇEVREYOLU VE ÇÖZÜLEMEYEN SORUNLARIMIZ
3 Ocak 2013 Perşembe
“BİR OLMAK BİRLİK OLMAK…” (Yusuf ÇEVLİK)
23 Ekim 2012 Salı
MİHALIÇÇIKTA RAMAZANLAR VE EHLİ SUFFA’DAKİ YER SOFRASI..!
22 Ağustos 2012 Çarşamba
34. MİHALIÇÇIK’LILAR günü ve KİRAZ FESTİVALİNDE BAKIN NELER VAR!!!
4 Temmuz 2012 Çarşamba
MHP İL BAŞKANLIĞI SEÇİMİ “BİRLİK VE BERABERLİK”
1 Haziran 2012 Cuma
MHP İl Başkanlığı Seçimi Hayri Birdal diyor ki!
16 Mayıs 2012 Çarşamba
YUNUS’u ANALIM, ANLAYALIM DÜNYA BİZEDE KALMAZ.
8 Mayıs 2012 Salı
Derdim MİHALIÇÇIK ve ben derdimi seviyorum…
17 Nisan 2012 Salı
"METRİSTEPE" İnönü zaferi...
29 Mart 2012 Perşembe
Hedef BİR, Canı AŞK’la verip yüceltmekti HİLALİ.!
29 Mart 2012 Perşembe
MİHALIÇÇIK MECLİS TOPLANTISI, MUHALEFET VE KRİPTOLAR.!
17 Şubat 2012 Cuma
İKİ DUDAK ARASI DEMOKRASİ… (ERCAN KELLECİ DEMİŞTİK)
9 Ocak 2012 Pazartesi
GÖZLERİMDİR KALEMİM..! (Eskişehir Ülkücü İşçiler Derneği)
24 Aralık 2011 Cumartesi
Uyu MİHALIÇÇIK Uyu’da BÜYÜ (2) ADULARYA GİDİYOR..!
9 Aralık 2011 Cuma
AKP MİHALIÇÇIK İLÇE BAŞKANLIĞI SEÇİMİ VE PERDE ARKASI (1)
18 Kasım 2011 Cuma
AKP’NİN HİZMETE MUHALİF OLDUĞU DİK DURUŞLU KÖY! DİKÖZÜ (1)
28 Ekim 2011 Cuma
TEĞET GEÇEN İSYAN (YAŞAYAN YÜREKLER..!)
21 Ekim 2011 Cuma
MİHALIÇÇIK’TA EKSİK OLAN NE?
12 Ekim 2011 Çarşamba
Uyu MİHALIÇÇIK uyu da büyü.!
24 Eylül 2011 Cumartesi
"Rahat uyuyun HABUR ÇADIR TİYATROSU İDARECİLERİ.!"
8 Eylül 2011 Perşembe
"NE BIÇAKMIŞ ARKADAŞ..!"
24 Ağustos 2011 Çarşamba
“Kiraz Festivalini DAVETLİLER İSTİLA ETTİ.!.!” (Mızrak Çuvala Sığmıyor)
1 Ağustos 2011 Pazartesi
“Dünya Mihalıççık KİRAZI YİYOR.!”
1 Ağustos 2011 Pazartesi
"MİHALIÇÇIK’LILAR günü ve KİRAZ festivali.!" (Sevdamız Mihalıççık)
1 Ağustos 2011 Pazartesi
"Bazen yenilgilerdir ZAFERLERİN BÜYÜĞÜ...!"
5 Temmuz 2011 Salı
“ Lütfen üfleyerek OKUYUN..!”
27 Haziran 2011 Pazartesi
"Mihalıççık EFENDİLERİNİN istekleri..!"
27 Haziran 2011 Pazartesi
Akp Mihalıççık İlçe Teşkilatı bu köylere neden gidemiyor? “Görenedir görene. Köre nedir köre ne!.”
10 Haziran 2011 Cuma
Mihalıççık’a Hizmet, Nedim Öztürk ve Akp ilçe Başkanına Sorular! (2)
1 Haziran 2011 Çarşamba
"Tüm gül(ler) ANNE lere" (Sevelim Sevilelim)
9 Mayıs 2011 Pazartesi
"Saklı Kent MİHALIÇÇIK ve Dünyanın EN ŞİFALI SUYU.."
29 Nisan 2011 Cuma
“Mihalıççık’lılardan GÖVDE GÖSTERİSİ ve MİYAD..!”
18 Nisan 2011 Pazartesi
“Dr.M.Cem Toker!..” ve siyaset analizi...!
4 Nisan 2011 Pazartesi
Mihalıççık’a TOKİ konutları geliyor ve Akp İlçe Başkanına Sorular..! (1)
15 Mart 2011 Salı
"Şakası Yok Beyler! Söz konusu MİHALIÇÇIK ..!"
4 Mart 2011 Cuma
"Ne hınzırlık varsa HASILI KELAM.!"
23 Şubat 2011 Çarşamba
"Büyük ve Güçlü MİHALIÇÇIK için el ele..!"
16 Şubat 2011 Çarşamba
"Hoş Bulduk GÜNDEM"
5 Şubat 2011 Cumartesi
 
 
  • Eskişehir Telefon Rehberi
  • Estram
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Tiyatro Etkinlik
  • Ulaşım

  •  
    Adem
    ETO Seçim Süreci
    BATUHAN ÇİTEMEL
    FARK ETMEDEN KİLO ALDIRAN KÖTÜ ALIŞKANLIKLAR
    Berk Dilek
    Eskişehir de yapilan hizmetlerde neden belediye ve devlet işbirliği yapmiyor.
    GÜNDOĞDU YILDIRIM
    BEŞ YILDIZLI TÜKETİM
    Hikmet Baydar
    TAŞLAR NE ZAMAN YERİNE OTURACAK?
    Hüseyin DÜŞ
    ÖYLE BİR ZAMAN GELECEK Kİ!..
    Hüseyin GÜVEN
    TÜRK MİLLETİ NOEL BABANIN DEĞİL, DEDE KORKUT’UN TORUNLARIDIR...
    Konuk Yazar
    10 milyon kesseniz ne olur!
    Mehmet KIZILKAYA
    Düşmanın En Zor Olanı “Nefis”
    Mehti Saraç
    SÜPERBAHİS(BAHİS SİTESİ)CİDDİ ŞEKİLDE DOLANDIRIYOR
    Nevzat Laleli
    MİLLİ GÖRÜŞ ERLERİ İLE
    Özgür TIKIZ
    Bu Sorunun YANITI VAR MI? Asfalt Parası Alınmasın da Diyen Aynı Kişilerdi
    ÖZLEM PÖLENT
    RENGİ DE KENDİ DE GÜZEL MEYVELERİMİZDEN BİR TANESİ: NAR
     


    Son Yorumlar
    Yeni takım daha güçlü olucak geçen seneya göre. devamı
    Şimdi o beton yeşil beton, sayın k. Kurt keşfetmiş... devamı
    Rakuna okuma yazma öğretmişler, uyarı levhalarını ... devamı
    Mahmudiye yarış tayı i̇dman merkezi projesini... devamı
    Bir de kentsel dönüşümden geçen arka sokakların ha... devamı
    Mahmudiye yarış tayı i̇dman merkezi projesi ,... devamı
    Hediyelerimize volkan bisikletten 5 adet zefal sul... devamı
    Ulen ne severmişiniz ağaç kesmeyi insanliğin yüz k... devamı
    Acizliğemi giden onca paramızama beceriksizliklerm... devamı
    Chp li belediye başkanı sana soruyorum geldiğinden... devamı
     





    online ziyaretçi: 1083
    online üye: 0
     
      eskişehir


    eskisehir@eskisehirreklam.com